Hippoterapi;   kas   hastalıkları,   down sendromu, gelişim bozuklukları, duyma ve denge bozuklukları, zeka geriliği gibi bir çok beşeri hastalığın amaca uygun atların çok boyutlu hareketlerinden ve vücut sıcaklığından yararlanılarak uzman hekim, fizyoterapist ve psikolog nezareti ve kontrolünde, at eğitim uzmanları desteğinde gerçekleştirilen tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir.

Bu amaçla; ülkemizde binicilik kültürünün yaşatılması, geliştirilmesi ve bir kısım engellilerin hippoterapi uygulaması ile tedavi edilmesi hedeflenmiştir.

At üstünde egzersiz sayesinde beden kaslarını çalıştırmayı hedef alan başarılı bir tedavi türüdür. Ata binme sürecinde vücudun tüm büyük kas gruplarını çalıştırılmaktadır. Bu refleks düzeyinde gelişen bir olaydır, çünkü atın sırtında iken binici onunla birlikte hareket eder, düşmemek için içgüdüsel olarak dengeyi kurmaya çalışır, böylece hem sağlıklı hem de hasar görmüş kaslar harekete geçer ,ve en önemlisi küçük binici aslında tedavi olduğu farkına varmaz, tedavi oyun gibi algılanır.

Hipoterapi iki faktör aracılığı ile insana etki ediyor Biyomekanik ve Psikojenik. Bir at dakikada yaklaşık yüz titreşimsel sinyal biniciye aktarabiliyor, refleks düzeyde binici hemen hemen tüm kas grupları çalıştırılır, ince motor becerilerinin gelişimini uyarır, karmaşık, hassas ve net hareketlerin oluşumu sağlanır.

Ata binmek, aynı anda 4 farklı şekil çizilmesine benzer – binici ata binerken iki el ve iki ayak ile farklı hareketler yapmak zorundadır. Tek elle bir daire öbür elle ise kare çizmeye deneyin! ne kadar zor olduğunu göreceksiniz . Hipoterapinin bu en önemli etkisi diğer hareketli tedavi yöntemleri ile karşılaştırılamayacak kadar etkilidir.

Hipoterapi tedavisi benzersiz bir uygulamadır, küçük binici aslında tedavi olduğu farkına varmaz, tedavi oyun haline gelir. At, bir spor aleti değil dır, asla bıktırmaz! Psikojenik faktörler sayesinde kendi dünyasından çıkıp, gerçek dünyaya uyum sağlama yeteneği artar. Ruhsal bozuklukları olan bir hasta için atın sırtında olmak çekici gelir-“Ben yukarıdayım, onlar aşağıda”, Psikoterapi’nin temel ilkeleri sağlanıyor: aynı yer ve kişiler, aynı zaman ve aynı eylemler. At ile etkileşim beden dili boyutunda geçer, hasta kendine ayıt güvendiği dünyanın içinde kalma şansına sahip, aynı zamanda sınırlarını aşıp dış dünyaya da uyum sağlamaya başlıyor. Çocuğun kendine olan güveni artıyor, büyük, güçlü ve zarif hayvan onu dinliyor ve komutları yerine getiriyor!